Doğanın milyonlarca yıl süren şekillendirme gücüne tanıklık etmek ister misiniz? O zaman rotanızı Manisa'nın Kula ilçesine çevirin. Çünkü burada, Anadolu’nun en genç volkanik arazilerinden biri olan Kula Divlit Volkanik Parkı sizi bekliyor. UNESCO Global Jeopark ağına dahil edilen Kula-Salihli Jeoparkı’nın doğu kesiminde yer alan bu park, yalnızca doğal güzelliğiyle değil, bilimsel önemiyle de dikkat çekiyor.
Kula ilçe merkezinin kuzeydoğusunda konumlanan Kula Divlit Volkanik Parkı, hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin ilgisini çeken doğa harikalarından biridir. Park alanı içerisinde jeositlere ulaşımı kolaylaştıran 2,7 km uzunluğunda bir yürüyüş yolu ve 34,8 km uzunluğunda bir bisiklet parkuru yer alır. Yürüyüş rotası boyunca farklı volkanik yapıları yakından gözlemleme şansına sahipsiniz.
Kula, Türkiye’nin en genç volkanik alanlarından biri olarak tanımlanır. Bölgedeki volkanizma yaklaşık 1.7 milyon yıl önce başlamış ve tarihî dönemlere kadar devam etmiştir. Bu süreç üç evrede incelenir:
Bu ilk evreye ait volkanik oluşumlar yaklaşık 1,7 milyon yıl öncesine dayanır. Kalın bazalt tabakalarıyla kaplı olan bu lav akıntıları, günümüz platolarının temelini oluşturur. Bu alanlarda dikkat çekici bazalt sütun yapıları da gözlemlenebilir.
İkinci evrede, yaklaşık 200 bin ila 130 bin yıl önce oluşan volkanik faaliyetlerle bölgeye bazalt lav akıntıları yayılmıştır. Bu dönemde 45 ila 49 arası volkan konisi oluşmuştur. Saha çalışmaları, bu evrenin Kula’nın jeolojik evrimi açısından belirleyici bir rol oynadığını gösteriyor.
Kula volkanizmasının en genç evresi olan bu süreç, 30 bin ila 2.600 yıl öncesine tarihlenir. Oluşan koniler halk arasında “Divlit” olarak adlandırılmıştır. Bu nedenle bu evreye ait volkanik yapılar “Divlit Tepe Volkanitleri” olarak bilinir. Taze ve siyah renkli görünümleriyle bu lav akıntıları, sanki dün oluşmuş izlenimi verir. Akış yönleri, yüzey şekilleri ve soğuma dokuları açıkça seçilebilir.
Kula’nın üçüncü volkanik evresine ait bu yapı, bölgedeki en etkileyici oluşumlardan biridir. Sinder koni (ya da skorya konisi) tipinde olan Divlit Volkan Konisi, volkan bacasından fırlayan piroklastik malzemelerin baca çevresine birikmesiyle oluşmuştur. Siyah-kahverengi skorya parçaları fındık büyüklüğünden 1 metre çapındaki volkan bombalarına kadar çeşitlilik gösterir.
Koninin deniz seviyesinden yüksekliği 860 metre, çevresine göre nispi yüksekliği ise 170 metre civarındadır. Bu etkileyici yükseklik ve biçimiyle Divlit Konisi, Türkiye’nin en genç volkan konilerinden biri olarak anılır.
Bu lav örtüsü, yüksek sıcaklıktaki bazalt lavların yer yüzeyine çıkarak çevredeki alçak alanlara doğru akmasıyla oluşmuştur. Lavların soğuyup katılaşmasının ardından geride kalan bu örtü, yaklaşık 20,7 km²’lik bir alanı kaplar. Lav akışları sırasında oluşan çıkıntılar ve çukurlar, “Aa lavı” olarak bilinen yüzey tipini meydana getirir.
Bu lav akıntıları üzerinde henüz toprak gelişimi oldukça sınırlıdır. Bu nedenle bitki örtüsü seyrektir ve lavın oluşturduğu özgün doku gözle görülür şekilde ortaya çıkar. Özellikle lav akış yönleri ve soğuma izleri, saha gözlemleri için son derece uygun bir zemin oluşturur.
Kula Divlit Volkanik Parkı, yalnızca görsel bir doğa şöleni sunmakla kalmaz; aynı zamanda yerkürenin derinliklerinden gelen milyonlarca yıllık bir sürecin sessiz tanığıdır. Lavların izinde yürürken, bir zamanlar yeryüzünü şekillendiren doğa güçlerinin ne kadar etkileyici olduğunu fark edersiniz. Bu eşsiz deneyimi yaşamak isteyen herkesi, Manisa’nın bu saklı hazinesini keşfetmeye davet ediyoruz.