Balkabağı denince çoğu kişinin aklına tatlı gelir. Ancak Ege mutfağı bu algıyı kökünden değiştirir. Sinkonta, işte tam da bu noktada devreye girer. Kabak ve soğanın uyumundan doğan bu yemek, Manisa başta olmak üzere Ege’nin birçok yöresinde severek yapılır. Tatlıyla tuzlunun dengelendiği aromasıyla, “bir tabak yetmez” dedirten eşsiz bir tariftir.
Sinkonta, özellikle sonbahar ve kış aylarında balkabağının taze olduğu dönemde sofralarda yerini alır. Hafifliğiyle dikkat çeker, aynı zamanda besleyici ve doyurucudur. Ege insanının doğallıkla lezzeti bir araya getirme ustalığını yansıtır. Bir kez tadan, kabaktan sadece tatlı yapılmazmış demeyi öğrenir.
Balkabakları soyulup yıkandıktan sonra parmak kalınlığında dilimlenir ve fırın tepsisine düzgünce dizilir. Üzerine yarım ay şeklinde doğranmış soğanlar eklenir.
Bir kâsede salça, un, sirke, limon suyu, zeytinyağı, ince doğranmış sarımsak, tuz ve 1 su bardağı su karıştırılarak akışkan bir sos hazırlanır. Bu sos, kabakların ve soğanların üzerine gezdirilir.
En üste kırmızı pul biber ve kuru nane serpilir. Tepsi, önceden ısıtılmış 200 derece fırına verilir. Yemeğin üzeri ilk 45 dakika fırın kâğıdıyla kapalı şekilde pişirilir. Son 15 dakika kâğıt kaldırılarak üzeri açık şekilde fırınlanır, böylece lezzetler iyice bütünleşir.
Sinkonta, isteğe göre sarımsaklı yoğurtla birlikte soğuk veya ılık olarak servis edilir.