Osmanlı mutfağından günümüze uzanan, Manisa’nın incelikle hazırlanan sofralık hazinelerinden biri: Zeytinyağlı Yaprak Sarma. Ancak bu sıradan bir sarma değil… İçinde Manisa’ya has coğrafi işaretli Sultani Çekirdeksiz üzümün asmalarından elde edilen, incecik ve damarsız Manisa Asma Yaprağı var. Her biri parmak kalınlığında, özenle sarılır; her lokması ayrı bir ustalıkla hazırlanır.
Manisa’da bu sarma sadece bayramlarda ya da özel günlerde yapılmaz. Evlerde dört mevsim tüketilir. Çünkü Manisalı kadınlar, yaz sonunda yaprakları özenle toplayıp tuzlayarak kavanozlarda saklar; kış geldiğinde bile o yazın kokusu sofraya taşınır.
Yapması zahmetlidir ama yemesi tam bir keyiftir. Zeytinyağlılar arasında bizce zirvede yer alır. Damağınızda bıraktığı hafif ekşimsi tat, Manisa’nın bağlarından gelen lezzetin imzasıdır.
Pirinci yıkayıp süzdükten sonra geniş bir kapta; küp doğranmış soğan, rendelenmiş domates, salça, ince kıyılmış yeşillikler, baharatlar, tuz ve zeytinyağının yarısı ile karıştırarak iç harcı hazırlayın.
Yapraklar tazeyse sıcak suda 1–2 dakika haşlanarak yumuşatılır, salamuraysa tuzu çıkarılana kadar suda bekletilir. Her yaprak tek tek açılır, ortasına bir tatlı kaşığı kadar iç harç konur. Önce iki yan kenar kapatılır, ardından sıkıca rulo yapılır.
Sarmalar tencereye aralıklı dizilir. Üzerine kalan yarım su bardağı zeytinyağı gezdirilir, 3 su bardağı su eklenir. İsteğe göre birkaç damla koruk ekşisi de eklenebilir. Tencerenin üzerine bir tabak kapatılır ki sarmalar açılmasın. Kısık ateşte, suyunu çekene kadar yaklaşık 45–50 dakika pişirilir.
Soğuk olarak, üzerine birkaç damla limon gezdirilerek ya da yoğurt eşliğinde sunulur.